Haber Sosyal Hizmet

Amerikalı Sosyal Hizmet Uzmanı Lauren Snedeker’ dan Çeviri Makale..

Amerikalı Sosyal Hizmet Uzmanı Lauren Snedeker’ dan Çeviri Makale..
19 Şubat 2017 - 9:10 'de eklendi ve 4232 kez görüntülendi.

“Yaşlanma ve İzolasyon – Sebepler ve Etkiler”
Lauren Snedeker, LMSW 

Birçok yaşlı yetişkin yaşlanmayı aktif kaldığından ve başkaları ile iletişim halinde olduğundan olumlu bir zaman olarak yaşar, ancak diğer birçok yaşlı; ailesinden, arkadaşlarından ve toplumdan uzaklaşır. Bu yazı, izolasyonun nedenlerini ve sonuçlarını ve sosyal hizmet uzmanlarının bu olumsuz etkileri azaltmaya nasıl yardımcı olabileceğini incelemektedir.

Yaşlı yetişkinler, nüfusun en hızlı büyüyen kesimini oluşturmakta ve her gün 65’i bulan 10.000 birey bulunmaktadır ve bu durum ABD Nüfus Bürosu tahminlerine göre, 2030 yılına kadar devam edeceği yönündedir. 2020 yılına gelindiğinde yaklaşık altı Amerikalıdan birinin 65 ya da daha büyük yaşta olacağı tahmin ediliyor. İnsanlar daha uzun yaşadığından Amerika’nın nüfusundaki yaşlı yetişkinlerin sayısı artmaktadır ve yaşlı bireylerin ihtiyaçları ve çıkarlarının çeşitliliği de çeşitlenmektedir. Psikolog İbrahim Maslow, sağlıklı insanların işleve göre düzenlenmiş özel bir ihtiyaç koleksiyonuna sahip olduğunu belirtmiştir. Bunlar; fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevgi ve aidiyet, saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarıdır. Kişiden kişiye, bu hiyerarşi değişebilir ve değişecektir de. Değişiklikler yaş, değerler, çevre, inançlar ve daha fazlasına bağlı olabilir.

Sosyal hizmet uzmanları, yeterli ve etkin destek sağlamak için müracaatçıların ihtiyaçlarını değerlendirmek ve ihtiyaçların önceliğini belirlemek için klinik olarak eğitilmektedir. En temel ihtiyaçlardan bazıları karşılanmazsa, tüm piramidin yıkılmasına neden olabilir. Ve yaşlanan nüfusun spesifik ihtiyaçları değişmeye devam ederken, birisine bağlı olma durumu yaşam kalitesini korumak için sabit olarak devam edecektir. Bununla birlikte yaşlı yetişkinler sıklıkla yalnızlık ve tecrit deneyimi de yaşarlar. Tecrit nedenlerini anlamak, sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçılarına yalnızlık ve tecrit duygularını hafifletmelerine yardımcı olmak ve ihtiyaç duyulan toplumsal değişime katkıda bulunmak için yardımcı olabilir.

İzolasyonun Olası Nedenleri            

Çeşitli faktörler izolasyona katkıda bulunabilir. Ekolojik bir yaklaşım, yaşlı insanlar ve çevreleri arasındaki karmaşık ve dinamik ilişkiyi anlamak için kritik önem taşır. Vücutlarımız doğal olarak yeteneklerimizin azalmasına neden olan değişiklikler yaşarlar. Yaşlanma, bazen bir görme, işitme ve / veya kas bozukluğunu içerir; bunlar, bir bireyin düşme riskini artırır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, acil servisler her 11 saniyede bir yaşlı bir yetişkine düştüğünden dolayı tedaviye alırlar (National Council on Aging, 2016). Ayrıca, düşmelerin sonucu olarak yaklaşık 27,000 yaşlı yetişkin hayatını kaybetmektedir bu da günde yaklaşık 74’e eşittir (Centers for Disease Control and Prevention, 2016)). Düşmeler ciddi yaralanmalara neden olabilir ve bazen ölümle sonuçlanabilir, bu nedenle yaşlı yetişkinlerde düşme korkusu olabilir ve düşmeleri önleme yolları ararlar. Bazen korkular o kadar yaygındır ki bireyler artık evlerini terk etmek istemeyebilir. Bu durum, gıdaya erişmek, aile ve arkadaşlarıyla sosyalleşmek, tıbbi randevulara katılmak, reçeteleri almak, çalışmak ya da gönüllü olmak gibi stres kaynaklarını hafifletmek ve olumlu bir yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olan diğer boş zaman faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Uygulayıcılar bunu kabul etmeli ve yaşlılara bu korkuyu yenmeleri için eğitim ve destek yoluyla kaygan ayakkabı kullanma gibi önleyici tedbirleri almalarını ve evde tutunma çubukları  yardım etmeli veya diğer uyarlanabilir ekipmanları yerleştirmeleri için yetkilendirmelidir.

Kişinin kişisel yetenekleri ve fiziksel durumu izole edilmesine katkıda bulunan tek sınırlayıcı faktör değildir. Çevre de büyük rol oynayabilir. Çoğu toplumun ayarları yaşlılık dostu değildir. Yaşlı yetişkinlerin büyük çoğunluğu bulundukları yerde yaşlanmayı tercih eder. Bu amaca ulaşmak için, her kırsal ve metropolitan toplumun uyum sağlamaya ihtiyacı olacaktır. Partners for Livable Communities (2007) tarafından bildirildiği üzere, yürümeyi zorlaştıran tasarım, yaşlıların izolasyonuna katkıda bulunabilir ve bu nedenle yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Buna ek olarak, uygun fiyatlı ve erişilebilir konutun eksikliği, yaşlı yetişkinleri tesis temelli bakıma geçmeye zorlayabilir. Bazı izolasyona neden olan faktörler aşağıda verilmektedir.

Coğrafya ve Erişilebilirlik

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kırsal alanlar veya metropolit olmayan bölgelerde, daha büyük metropolit alanlarla karşılaştırıldığında daha yaşlı erişkin yaşlıların bulunduğu tespit edilmiştir. Amerika’daki yaşlı yetişkinlerin yüzde yirmisi nonmetro bölgelerde yaşıyor (Hartman & Weierbach, 2013). Araştırma, kırsal alanların yoksulluk sıklığı ve aktivite merkezleri, bakkallar, eczaneler ve belediye binaları gibi toplum kaynaklarına daha az erişimi olduğuna işaret etmiştir. Kırsal alanlardaki yaşlı yetişkinler için, bu hizmetlere erişimin olmaması çoğunlukla en büyük zorluktur. Bunlar olmadan bağımsız ve anlamlı bir şekilde yaşamaya devam etmek zordur. Ulaşımın sınırlı olması veya profesyonellerin olmaması veya huzurevleri gibi sitelerin olmaması bu zorluğa katkıda bulunabilir. Ancak, izolasyon çevre tarafından dayatılan veya birey tarafından seçilip seçilmediğine bakılmaksızın, etkileri büyüyen yaşlanan nüfus için daha fazla dikkat gerektiren önemli bir endişe kaynağıdır.

Toplu taşıma hizmeti sunan metropol alanlarının yaşlı insanlara daha fazla destek verdiği varsayımı düşünülebilir. Bununla birlikte fark edilmeyen durum, yaşlı insanların fiziki sorunlarının toplu taşımayı zorlaştırdığı yönündedir. Örneğin, fiziksel engelli bireyler otobüs durağına ulaşmak için geniş caddelerden geçerken sorun yaşayabilir veya bir otobüs veya trenin yüksek merdivenlerine tırmanırken güçlük çekebilirler. Belki de bir kişi her zaman kendi aracını kullanmaktayken toplu taşımayı kullanmak zorunda kaldığından rota veya araç hareket saatleri konusunda yardıma ihtiyacı olabilir. Ancak müşteri hizmetleri her zaman bu ihtiyaçlara cevap vermek için istekli olmayabilir (Burkhardt, McGavok, & Nelson, 2002).

Kırsal ve metropol alanların artıları ve eksileri vardır. Ulaşım sistemleri yaşlanan bir nüfus için işlevsellik açısından karşı karşıya kaldıkları zorluklara rağmen, yine de kırsal alanlarda mevcut olanın sayısından daha fazladır. Kırsal bölge sakinlerinin en yakın alışveriş alanlarına ve diğer kaynaklara ulaşmak için daha uzun seyahat sürelerine katlanmaları şaşırtıcı değildir. Araç kullanamayan ve yakınında bir ailesi bulunmayan yaşlıların tecrit olma ihtimali ve bu durumun getirdiği birçok sağlık sorunu olma sonucunu artırabilir. 2013 yılında Ulusal Kırsal Sağlık Derneği, kırsal yaşlı sağlığın endişelerini içeren bir politika özeti hazırladı. Kısaca, Firestine (2011), Ulaştırma İstatistik Bürosu’na göre “2005 ve 2010 yılları arasında 3,5 milyon kırsal sakin, şehirlerarası ulaşıma erişimini kaybetti ve şehirlerarası ulaşıma erişimi olmayan yurt dışı yerleşiklerin yüzde oranını yediden yüzde 11’e yükseldi. ” Kırsal yaşlı yetişkinler için ulaşım eksikliği ailelere ve arkadaşlara bağlanma yeteneklerini etkilemekle kalmaz aynı zamanda yiyecek ve ilaç alma ve tıbbi ihtiyaçlarını giderme yeteneklerini de etkiler. Bütçe kesintileri, yaşlılar için ulaşım gibi kamu programlarının kesilmesi ve bu tür kesintiler bu savunmasız nüfusun daha da savunmasız olmasının nedenidir.

Neyse ki, Yaşlı Amerikalılar Yasası’nın yakın tarihli yeniden düzenlenmesi, ulaşım, taşımalı yemekler ve beslenme, ev içi hizmetler, yasal programlar ve bakıcı desteği gibi hayati programlara ve hizmetlere finansal güvenliğin yeniden sağlanmasına yardımcı oldu. Her beş yaşlıdan biri şu anda Yaşlı Amerikalılar Yasası programlarından bağımsızlıklarını sürdürmelerine yardımcı olan hizmetler almaktadır.

Ayrıca, araştırmalar, yaşlı istismarı da dâhil olmak üzere güvenlik tehditlerinin birçok yaşlı erişkinin bir etkinlik için uğraşmak yerine evde kalmasına neden olduğunu savunuyor. Ne yazık ki, Gusmano ve Rodwin’in (2010) araştırmalarında belirttikleri gibi, tarihsel olarak, yaşlı yetişkinlerin kamu güvenliği ile ilgili dikkat eksikliği krize neden olmuştur. Dahası,  bir şehrin kırsala göre hizmetlere daha fazla erişim sunacağını varsayabilirken, aslında tıkanıklık, kirlilik, suç oranları ve satın alınamayan konut nedeniyle yaşlıların daha fazla izolasyonuna katkıda bulunabilir.

Bir mahallenin güvenliği, ulaşımı, erişilebilirliği ve işlevselliği, yaşlı yetişkinlerin izolasyonuna katkıda bulunur. Toplumun daha yaşlı bireylerinin sayısının artmasını sağlamak için çabalar sürse de, giderek büyüyen bu nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için gözle görülebilir ilerlemeler kaydedilmelidir.

Damgalama ve Kalıp Yargılar

Damgalama yaşlanan nüfusun gönüllü ve istem dışı izolasyonuna katkıda bulunur.  Birçok kişi yaşlanmayla ilgili varsayımlar yapıyor ve kişinin yeteneklerini bilmeden bireylerin yapamayacakları şeylerin yaşlanmaya dayalı klişelere odaklanıyor. “Bunun için çok yaşlısınız” gibi ifadeler çok sık söyleniyor, bu da belki de kendi kendini gerçekleştiren bir kehaneti devam ettiriyor. Yaşlılık, toplumda çoktan var olan bir çeşit ayrımcılıktır. Bu kalıplaşmış yargıları yok etmekle kalmayıp, ataerkil eğilimleri önlemek de önemlidir. Yaşlı yetişkinler çocuk değildir ve böyle muamele edilmemelidir. Sosyal hizmet uzmanları da Amerika’nın yaşlı nüfusunun bütünlüğünü teşvik etmeli ve böylece yaşlılar bugünün toplumunda kendilerini güvende hissedecek ve amaçlı yaşamları sürdüreceklerdir.

Kilometre Taşı Olayları

Yaşlı birçok yetişkin için emeklilik, önemli bir yaşam geçişini sembolize edebilir. İnsanlar, hayatlarının bu yeni evresine koşullarına göre farklı tutumlara sahip olabilirler. Bazıları seyahat etmek ve diğer faaliyetleri keşfetmek için sabırsızlanıyor, bazıları zamanlarını doldurmak için ne yapacaklarını merak ediyor olabilir ve bazıları da yaş nedeniyle emekli olmak zorunda kalabilirler. Emeklilik, belki de kişinin başlangıçta öngördüğünden farklı olan yeni bir plan geliştirmede baskı oluşturabilir. Yaşlı biriyle çalışırken, birinin mesleğinin kendi kimliğinin önemli bir parçası olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Emeklilik, kişinin kimliğini kaybetme hissini doğurabileceğinden kişinin benlik duygusu için bazen şok etkisi oluşturabilir. Kuşkusuz, emeklilik, gün boyunca sosyal iletişim ve bireysel deneyimlerin de azalmasına neden olabilir. Birçok dostluk ya da eski meslektaşlar ile yakın ilişkiler, işyerinden ayrıldıktan sonra birbirlerini her gün görmedikçe durumu zorlaştırabilir. Emeklilik sosyal bağlantıyı etkilemekle kalmaz, aynı zamanda gelir ve sosyal rolü de değiştirir (Kaplan & Berkman, 2016). Bazıları için de emeklilik sembolik olabilir. Hatta “emeklilik” kelimesi belirli bir yaşta işten çekilmek olarak tanımlanır. Yani bazen bu süreç olumlu bir değişimi temsil ederken, bu nüfusun inceliklerini ve ihtiyaçlarını anlamak açısından da yaşlı insanlarla yapılan klinik çalışmalarda bu konuların araştırılmasını gerektirmektedir.

İnsanlar daha uzun yaşarken, kilometre taşı olaylarını ve özellikle önceki nesillerce yaşanmamış yeni bir bölümünü keşfedebiliyorlar. AARP, 65 yaşından büyük insanların %45’inin boşandığını, ayrı yaşadığını veya dul olduğunu bildirmiştir. Uzun yaşayan bireylerin çocuklarını, eşlerini ve ailenin diğer üyelerini, ilişkilerini ve statülerini değiştirebilmeleri kesinlikle mümkündür. Ayrıca, toplumsal normların kötüye gitmesi ve tükenmeye başlaması devam ederken, bireylerin çocuksuz olarak daha uzun yaşama imkânı vardır. Aslında, New York’ta Northwell Health’deki geriatri ve palyatif tıp alanında uzman olan Maria T. Carney tarafından yürütülen araştırmalar, 65 yaşın üzerindeki Amerikalıların neredeyse dörtte birinin onlara bakmakta olan aileden birileri tarafından fiziksel veya sosyal açıdan izole edildiğini ScienceDaily de 2015 tarihli makalesinde açıklamıştır. Bu nedenle, tek başına yaşlı bir yetişkinin kendine bakmakta olan destekçileri olmadan kendi destek sistemini oluşturarak daha uzun yaşaması mümkün olacaktır.

Yalnız yaşama ihtimali yaşla birlikte artar. Yaşlanma Enstitüsüne (2010) göre, Amerika’daki yaşlı yetişkinlerin yaklaşık üçte biri huzurevinin veya hastanenin dışında yalnız yaşıyor. Bu sayının programlar ve girişimler ile artan çabalar doğrultusunda artması öngörülüyor. Yalnız yaşamak, mutlaka yalnız hissetmek veya izole olmakla eşit değildir; Ancak bu olasılıkları artırabilir. Carney’nin belirttiği gibi, şu anda bakıcılık ve desteğin büyük bölümü ailenin üyelerinden geldiği için böyle bir desteği olmayan insanlar özellikle savunmasız olabilirler bu nedenle bu durumu bilmek neler yapılabileceğinin farkında olmak önemlidir.

İzolasyonun Olası Etkileri

Yaşlanan nüfusun izolasyonu, çeşitli karmaşık faktörlerin bir sonucudur. Bunun neden olabileceğini anlamanın yanı sıra, bunun ortaya çıkan bir halk sağlığı sorunu olduğunu anlamak da önemlidir.

52 yaş ve üstündeki erişkinler tarafından yaşanan sosyal izolasyon ve yalnızlık üzerine yapılan bir araştırma, her iki faktörün de ölüm riskini yükselttiğini ortaya koymuştur (Steptoe, Shankar, Demakakos, & Wardle, 2013). Bu durum temasın kısıtlı olması, hoşlanılmadığının, unutulduğunun veya mevcut kaynaklara sahip olmamanın veya az olmasının bir sonucu olabilir. 2009 yılında Ulusal Sosyal Yaşam, Sağlık ve Yaşlanma Projesi’nde yapılan araştırmalar, yaşlı bir yetişkinin tecrit durumunda olduğu gerçeğine bakılmaksızın, yalnız olan ve yalnız hissedenlerin zayıf fiziksel ve zihinsel sağlığa sahip olduklarını rapor etmişlerdir (Cornwell & Waite , 2009). Duygusal sağlığın yanı sıra beyin sağlığı ve sağlıklı yaşam başarılı yaşlanmanın vazgeçilmez unsurlarıdır ve sosyal katılım ve etkinlik eksikliği ise zayıf bilişsel performansa bağlıdır (Cacioppo & Hawkley, 2009).

Genç yetişkinlerin hayatlarını etkileyen zorlukların yaşlı erişkinlerin sorunlarını etkilemediğini algısı çoğu insanda mevcuttur. Örneğin, alkol ve uyuşturucu kötüye kullanımı genellikle bu nüfusta göz ardı edilir; Ancak, işaretler açık bir şekilde göz önündedir. Depresyon, genç erişkinlerin maddelerin yanlış kullanımına yönelmede katkıda bulunabilecek bir durumdur, bu durum çoğu yaşlı erişkin için de geçerli bir faktördür. Alkolizm ve Uyuşturucu Bağımlılığı Ulusal Konseyine (2015) göre, 75 yaşın üzerindeki dul baba, Amerika Birleşik Devletleri’nde alkolik olma açısından en yüksek orana sahip. Aynı genç yetişkinlerde olduğu gibi başa çıkma metodu olarak alkol ve uyuşturucunun kullanışması ortaya çıkabilecek bir durumdur ancak yaşlılar çoğunlukla göz ardı edilip yanlış teşhis edilen kişilerdir.

Tecrit vakalarını azaltmaya yardımcı olmak amacıyla yeni müdahaleleri ele almak ve birleştirmek için daha sağlam bir işgücü olmaz ise Amerika’nın daha fazla nüfusu tecrit ortamının getirdiği potansiyel tehlikeye atılan yaşam kalitesine karşı savunmasız bırakacaktır.

Ne yapabiliriz?

Toplum, artık yaşlanmaya başlayan nüfusu görmezden gelemez. Nüfus sağlığı başarının önemli bir belirleyicisidir ve bireyler daha uzun yaşadıkçs yaşlı yetişkinlerin sağlığı bir refah göstergesi haline gelmektedir. Maalesef, yaşlanmayla çalışan profesyonellerin ve yaşlıların ihtiyaçları hakkında eğitim almış olmamasının eksikliği ele alınması gereken bir diğer husustur.

NASW, büyüyen yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olmak için 70.000 kadar geriatri alanında uzmanlaşmış olan sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç duyulacağını tahmin etmektedir (Pace, 2014). Amerikan Geriatri Cemiyeti’nin “Yaşlı Bireyler İçin Gelecekteki İhtiyaç Planlaması Projesi” ne göre, 2009′ da Amerika Birleşik Devletleri’nde (şu anda ihtiyaç duyulan yarısı kadar) çalışan sadece 7.029 onaylı geriatrist vardı.

Yaşlılık eğitimindeki artış diğer disiplinleri de garanti altına alınmıştır. Örneğin, Tıp Enstitüsünün 2008’deki raporuna göre; 65 yaş ve üzeri bireylerin kişi başına reçeteli ilaç kullanmasının genç bireylerin üç katına çıkmasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan eczacılık okullarının yarısından daha azı geriatri alanında ders almıştır.

Yaşlanmaya başlayan nüfusun büyümesi yalnızca daha fazla sosyal hizmet uzmanının, hemşirelerin ve tıpçıların klinik hizmetlerini sunması için değil aynı zamanda farklı meslek mensupları ve ülkenin dört bir yanından gelen insanlar için olumlu ve sağlıklı bir toplumsal değişime katkıda bulunmak için bir fırsattır. Ayrıca bu durum gelişmekte olan bir halk sağlığı sorununu ele almak ve tüm bireylerin hayatlarının her aşamasında değerli ve bağlı hissetmelerini sağlamak için de bir fırsattır.

Lauren Snedeker, Uzman Sosyal Çalışmacı (LMSW)

Çeviri: Ali Osman ÖZPOLAT

Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanı/Sosyal Hizmet Uzmanı

 

Kaynak: SocialWorkToday

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER